PAYLAŞ

Pnömatik silindir yatırım geri dönüşünüzü (ROI) nasıl artırırsınız? Fabrikaların ve makine üreticilerinin pnömatik silindir yatırımlarının geri dönüş süresini kısaltmaya yardımcı olmak için izleyebilecekleri birçok öneri ve ipucu var. Parker Hannifin’de Aktüatörler Ürün Müdürü Franck Roussilloǹ̀̀̀̀̀̀̀un da mühendisler ve şartname hazırlayıcılarınca gerekli harcamaların geri dönen yatırımlara nasıl çevirebileceğine dair bazı en iyi uygulama önerileri var.. ROÌ̀̀̀̀̀̀̀yı artırmaya yardımcı olabilecek önerilerden biri, yandan yüklemeli montajdan kaçınmak. Silindirler itme-çekme strok hareketi için tasarlandığından, yandan yüklemeli montaj hiza bozulması, yük merkezi kayması, mil sapmaları, yanlış çektirme çubuğu torku veya uzun darbe hareketi gibi bir dizi performans sorunlarına neden olabilir. Kurulum ile birlikte silindir piston mili, eşleştiği makine bileşeni ile hizalanmalı ve daha sonra hem ileri hem geri konumlarında kontrol edilmelidir. Yanlış hizalama, aşırı mil kolu ve silindir çapı yıpranmasına neden olarak silindirin ömrünü kısaltır ve üretkenliği düşürür. Bu istenmeyen etkilerin her ikisi de yatırım geri dönüşü süresini uzatır.

Kirlenmeyi Önlemek Önemli

Silindirin ömrünü daha da artıracağından kirlenmenin nasıl önlenebileceğini de düşünmelisiniz. Parçacıklar, boru pasları, soyulma kaynaklı kabuklar ve diş sızdırmazlık elemanı döküntüleri, keçe ve tıpa açıklıklarının ömrünü kısaltabilir ve işlenmiş yüzeye zarar verebilir. Bu nedenle sisteme borular eklenene kadar açıklık tıpalarını silindirin üzerinde tutun ve bağlantıları yapmadan önce boru tesisatının iyice temizlediğinizden emin olun. Kirlenmeyi durdurmaya çalışırken göz önünde bulundurulması gereken bir diğer anahtar etmen de nemdir, çünkü sıkıştırılmış hava sistemlerinin bileşenlerinde nem biriktiğinde çıkış akışını engelleyecektir. Bu da ön yağlama yağının seyrelmesine, hava hattı yağlarının kirlenmesine, bir boru veya mil kaplamasının hasar görmesine ve soğuk havada donma riskine neden olabileceğinden, silindirin performansına zarar verebilir. Bunun olmasından kaçınmak için, kirlenmeyi önleyici, pürüzsüz, hijyenik bir dış tasarıma sahip paslanmaz çelik silindirler kullanmayı düşünün. Paslanmaz çelik piston rodları, silindir boru ve uç kapakları kullanımı, temizliği garantilediğinden gıda endüstrisi uygulamalarında özellikle faydalıdır. Ayrıca uç kapaklarının istenmeyen kirletici maddeleri veya bakterileri toplayacak girintileri veya diğer oyukları olmamakla beraber sıyırıcı segmanlar, mil rulmanları ve sızdırmazlık elemanları milin düzenli yıkanmasının ve yağdan arındırılmasını mümkün kılmak için kendi kendini yağlayan malzemelerden yapılmıştır.

Sıyırma Halkalarının Yanlış Seçimi Sorun Yaratır

Yatırım geri dönüşünü daha da ileri taşımak için hem belirtilen sıyırma halkalarına hem de ihtiyaç duyulan yastıklamaya dikkat göstermek önemlidir. Sıyırma halkalarının seçimine son uygulama yön verir. Örneğin son derece tozlu olan veya çok yüksek çalışma sıcaklıklarına sahip uygulamaların, kurulumun yapıldığı ortama uygun sızdırmazlık elemanlarına ihtiyacı olacaktır. Bunların yanlış seçilmesi, parçacıkların ve kirin birikerek silindir arızalanması riskini doğurabilir ve bozulmaya neden olabilir. Bu nedenle, maksimum hizmet ömrünü ve üretkenliği garantilemek için ̀̀̀̀̀̀̀̀amaca uyguǹ̀̀̀̀̀̀̀ seçimler yapmak şarttır.

Yastıklama ise doğrudan silindirin ömrü ile bağlantılıdır. Yastıklama, uç plakaya çarpmadan önce silindir pistonunu yavaşlatmak için gereklidir. Piston hızını azaltmak, silindir bileşenleri üzerindeki gerilimi düşürerek kullanım ömrünü ve yatırım geri dönüşünü artırır. Otomatik ayarlı silindirler olmasına karşın en iyi uygulama önerisi ideal yastıklamayı elde etmek için manuel opsiyonları kullanmaktır; böylece çalışma parçasının ağırlığını hareketin dinamikleri ile eşleştirebilirsiniz. Bu yöntemin çok daha doğru ve verimli olduğu görülmüştür.

Kirlenmeyi önleme konusunda son bir öneri ise tipik olarak hava yolu bileşenleri ile uyumsuz olan hava kompresörü yağlama taşımasından veya sentetik yağlardan kaynaklanan yağlara dikkat etmektir. Bu tür yağlar, sızdırmazlık ve tıpa açıklıklarını şişirebilir. Bunlar yerine yağa uygun sızdırmazlık elemanları kullanmayı düşünün. Yüksek veya hızlı döngü oranlarında çalışan silindirlerin, tipik olarak strok sonunda yüksek şok yüklerine maruz kalacağı belgelenmiştir. Dahası sistem tarafından üretilen ısı, bileşenin sıcaklık sınırlarını aşabilir ve yağlamayı etkileyebilir. Bunun ışığında önceden yağlanmış veya hava yastıklı bir silindir seçmeyi düşünün. Diğer seçenekler arasında ise bir şok emici eklemek veya döngünün geri dönüş tarafındaki bir regülatör aracılığıyla sistem basıncını düşürmek yer alır. Son olarak silindire bir akış kontrolü eklemek de yüksek hızlar gerekmedikçe yardımcı olabilir.

Çoğu mühendisin farkında olduğu gibi kapasiteleri üzerinde çalışan silindirler sızdırmazlık elemanlarına yüksek gerilimler ve istenmeyen sürtünmeler uygular ki bu da kırık mil uçlarına ve parçalanmış aktüatörlere sebebiyet verir. Bunlara ek olarak eğer sistem hız kontrolüne veya enerji soğuran elemanlara sahipse basınç sıçramaları normal sistem basınçlarının iki, hatta üç katına çıkarabilir. Sonuç olarak, mühendisler mil aksesuarlarının baştan aşağı dişlenerek veya ara parçalar / pul kullanarak sıkıca desteklendiğinden emin olmalıdır. Alternatif olarak ise mil diş boyutunu artırmayı veya civatalı bir mil ucu kullanmayı düşünün.

Fabrika mühendislerinin ve makine üreticilerinin pnömatik silindir yatırımlarının geri dönüşünü en üst düzeye çıkarmak için izleyebileceği birçok en iyi uygulama prosedürü vardır. Ayrıca bu uygulamaların çoğu, araştırmak için çok az zaman ve çaba gerektirecek ve gerekli ek yatırımlar da çoğu bütçe içinde kalacaktır.

Kaynak:demircelik.com.tr

YORUM YOK

CEVAP VER